Oğuzhan Ceyhan | Karma Astroloji
Uranyen astroloji

Uranyen astroloji ; Ingolstadt ekolu dediğimiz ezoterik gül haç 

cemiyetinin üyelerinden Alfred Vitte (1878-1943)' nin yeniden kadim formülleri çağımıza açmasıyla karşımıza çıkan astrolojinin en okült ekoludur.BU KONU hakkında çok spekülasyon yapılsada işin gercegi budur ........ kendisi ciddi bir harita mühendisiydi aslınca ve evrensel sembolleri matematik sembollerle birleştirdi Alfred Vitte'nin hayat hikayesini incelediğimizde kendisinin Almanya'nın en büyük ekolü olan Hamburg School of Astrology' den geldiğini görürüz. Kendisi okült ve ezoterik bilgilere son derece hakim ,çağın az bilinen duayenlerinden biriydi. Ben Vitte ekolüyle hocam Nicholas Gallus'un 1992 yılında York üniversitesinde yaptığı seminerlerde tanışmıştım. Onun öğrencisi Friedrich Sieggrun ve yaşayan bir kaç öğrencisinin Ingolstadtta hala yaşadığını öğrenerek 1995 yılında ingolstadtta 16 gün kalmıştım. Stephan Henke 'yi ararken Audi fabrikası büyük tren yolları Liepfrauenmüster manastrını gezerken Stephan'dan otelime gelen telefonla İngiltere'nin son büyük ezoterik astroloğu Nicholas'ın öğrencisi olduğum için kendisinin beni kabul edeceğini söyledi. 1995'in haziran ayı gökyüzünde olumlu gezegen açıları vardı ve ben bindiğim takside Ingolstadt'ın Kreuztor'una gittim. Astrolojinin klasik aşk,iş,meşk, "yarın başıma ne gelecek" kısmından çok beni, ruhun tezahürü, derin kabalistik uygulamalar ve gerçek okült bilgiler ilgilendiriyordu. Ne İngilterede Nicho da ne Butanın dağları Timbu da bu kadar büyük heyecan duymamıştım. Stephan 1.60 boylarında, gözlüklü, 70li yaşlarının sonlarında , gözlerinde gençliği görebileceğim dirilikte bir insandı. Benimle karşılaştığı zaman ezoterizmi bilen o derin okülistlerin bakışlarından biriyle karşılaştığımı fark ettim. Yıllar önce Nicho'nun bana verdiği çakmağı ona gösterdim. Çakmağa baktı, üzerindeki kırmızı malta hacına bakıp arkasındaki seri numarasını inceledi ve kendisi, kendisine hocasının vermiş olduğu çakmağı bana verdi. Çakmak ateşin ve gökyüzündeki hareketin sembolüydü. O bir şovalye idi. Ben ise tekerlekli sandalyede kalbimdeki şovalyeliği asla unutmamış bir genç olarak ona 'Beni bilgiler manastrına götürür müsün?' diye sordum. Güldü "gökyüzü senin sen olduğunu göstermekte ama doğum gününü ver" dedi. Muhtemelen her zaman yaptığı gibi bir sigara yakarak 1933 basımlı eski bir yayın evinin yaşlanmış perşomenli Ephemeris'ine baktı. Muhtemelen doğum haritamı kafasında canlandırdı. Uranyen astrolojinin yedi ışınından hangisinin benim Ayımla kavuştuğunu ve geçmiş yaşamdaki kişiliği buldu." Alfred hoş geldin aramıza" dedi. Klasik Almancayla ona "hoş bulduk ,ete bürünmeden önceki vatanıma geri döndüm" dedim, güldü. Hala sigara içiyorsun dedi ,sende öyle dedim. Aynı umursamaz tavırla arkasını döndü ve yarın Louidpold parkta buluşmamızı söyledi. Kendisinin saat üçten önce gelmeyeceğini Vitte'nin bilgisine ne kadar sahip olup olmadığımı öğrenmek için küçük bir sınav yapacağını söyledi.

ERTESİ GÜN

Park barok üslupta küçük heykellerden, taş yollardan ve çok güzel peyzajlardan oluşmaktaydı. Henke saat tam üçte geldi. Yanında Sigmund'un en iyi öğrencisi Sarah ile birlikteydi. İlk sorusu bana Admetostu. Admetos 17 derece Oğlakta nasıl bir tezahürdür diye sordu. Cupido okült evlilik transiti sende ve bende nasıl etkilere sahip? Kranos, Apollon,Juno(ruh ikizi asteroidi) Admetos, Zeus derken samimi ama asla neşeli olmayan bu sınavı geçip geçmediğimi anlayamadan Sarah ile beraber kalktı ve yarın eski Rathaus kapısında görüşelim dedi. Rathaus kapısında buluşup arkasından Victoria kilisesinin yıkıntısına gidecektik.

1 GÜN SONRA

Rathaus kapısında buluştuktan sonra nehir gemisiyle 'Bilgiler Kilisesi' manastrına giderken Stephan anlatıyordu ; "Reenkarnasyon aslında bürünmektir, ruhun kendi bedeni dışında tekrar vuku bulup hayata dönmesidir veya şuurun tekrar eden reenkarnelerinde kadın veya erkek veya dişi fark etmeden et girip duyguları öğrenmesidir, bunu zaten biliyorsun fakat ölü bir cesedin hangi bedende doğacağını bilmek çok özel bir iştir, bilmen gereken beden ve ruh arasında iç dünya ve dış dünya arasındaki bağı doğru kurabilmektir, her dışın içinde bir iç, her için içinde bir dış vardır. Vücut senin dışındır, içindeyse bir ruhun ve bu ruhla bağlantılı olan bir beynin vardır." Stephan'a 'Herman Lefelt toplamlar ve orta noktalar teorisi değil miydi bu' dedim , ki Herman Hamburg astroloji okulunun en önemli öğretmen ve araştırmacılarından biriydi. Stephan güldü ve devam etti "Herman iyidir ama Herman'ı da anlarken bir şeyi bilmelisin ; vücut her ne kadar senin gibi görünse de sana ait değildir. Sen vücudun konağısın. Unutma iç dünya olan ruh bir forma ve şekle ihtiyaç duyduğu için sen bu konağı seçtin. O zaman iç dünyanı ruh, dış dünyayı vücudun olarak görmelisin. Pek çok astroloji öğrencisinin yaptığı hatayı sende yapma tüm dünyanın en iyi hocalarından en iyi teknikleri öğrenebilirsin ama astroloji teknik değildir. Astrolojiyi ve reenkarnasyonu anlayabilmek için sadece teknik değil hayatın anlamını da bilmek lazım." Stephan'a hayatın anlamı nedir diye sordum. Güldü, şöyle düşün içi dışla birleştirmek. Bir ceviz ,kabuğu ve içiyle birdir. Ne kabuğu ne tek başına ceviz ikisi de ceviz değil, cevize ait şeylerdir. Hayatın anlamını bilmeyen hiç kimse astrolog olamaz, yaşam ile ilgili deneyimlere ihtiyacı olmayan herkes sığ ve çiğ kalır. Bu arada nehir gemisinden inip muhteşem bir öğle yemeği yiyeceğimizi zannettiğimiz ışık ve bilgelik kilisesinin kapısına geldik. kapı bekçileri yaşamın sembolünü göstermemizi istediler. Çakmaklarımızı verdik ,seri numaralarına baktılar .Büyük, benden çok büyük ,iri olan hatta bir eliyle beni tutup iki parçaya ayıracak güçte olan iri görevli klasik almanca lisanıyla "Senin buraya ilk gelişin" dedi. Stephan gözleriyle adamı iterek geride durması gerektiğini ifade etti. Manastır yolunda ilerlerken tekerli sandalyem zaman zaman taşlara takılıyor Henke ve Sarah oralı olmuyordu. Sanki yıllardan beri içinde sakladığı bilginin o aydınlatıcı neşesiyle beni görmüyor ben ise yağan yağmur, çamurlu arnavut kaldırımlar ve hafif çamurlu kaldırımları Meyra yapımı tekerli sandalyemle aşmaya çalışarak MC+Poseidon-Güneş bedensiz yaşam formülü T1 'i öğreniyordum. Bu arada Sarah ; (Oğuzhan ki artık Oğuzhan demiyor,

geçmiş yaşamımdaki Alfred ismimle bana hitap ediyorlardı) Güneş+Güneş-MC/Poseidon yani T2 dediğimiz yaşam elementsiz beden yani cesedin dünya üzerindeki yerinden bahsederken ben tekerlekli sandalyemin sağ ön küçük tekerinin girmiş olduğu arnavut kaldırımdan çıkmaya çalışarak büyük çaba sarf ediyordum. Stephan bir anda geri döndü bira ve karalahana bizi bekliyor hadisene çocuk dedi bir anda geçmiş yaşamımdaki Alman disiplini devreye girdi "Zuallemjaundamensagen ""evet efendim, söylediğiniz herşeye evet efendim" kelimesi ağzımdan döküldü. Bu arada ben Almanca çok fazla bilmem. Bilgelik ve ışık kilisesinin içine girmek üzereyken içeri girilmesine izin verilmeyen ama kilisenin dışındaki küçük sundurmada bira ve lahana yemelerine izin verilen okul için önemli gelir kaynakları olarak görülen akılları sığ ama cepleri dolu bir çok japon turistle karşılaştık buraya bile gelmişlerdi." Moku sei moşi moşi tendei" gibi kelimeler gırla geçerken kilisenin giriş kapısındaki bekçiler ana girişi açtı ve kutsal yaşam ölüm ve reenkarnasyon kilisesi ışığın yolundaki ilk çeşmeye girdik. Barok stili yapılmış çeşmenin önünde üçümüz yüzyıllardan beri akan suya bakıp ,Stephan modern insanın amacının arınmak olduğunu, arınan insanın ancak mutlu olabileceğini söyledi. Sarah gözleriyle bunu onaylarken Henke bira ve karalahanın bizi beklediğini söyleyerek hızlı olmamızı söyledi. Yüzlerce yıl boyunca bilgelik kilisesinin üstadlarının yemek yediği büyük ahşap yemekhanede ılık lahana, siyah buğday ekmeği, tatlı turşu ve acımış siyah manastır birasından oluşan onlarca müthiş, bence hiçte eğlenceli olmayan bir yemek bizi bekliyordu. Açlıktan gözü kararan ben ekmeği kopartırken üç kere adanoi diye seslendim. Stephan ile birasından bir yudum alarak bana güldü bırak bu ritüelleri adanoi, god, elohim değil sen kendi içindeki akla bak dedi . Henke bu arada şu soruyu sordu. "Ölüm nedir Alfred?" haa oğuzhan hadi yeni bedeninle hitap edeyim... Ölüm kalbin durması, beynin ölmesi, bedenin çürümesi , mezarlar içinde solucanlar tarafından yenilen tenler değil midir Henke? Sarah o huzursuz ve bana güvenmeyen tavrıyla Swedenborg' u bilmiyorsan bizden değilsin dedi. Emanuel Swedenborg mu dedim. Ölen kişi fiziksel dünyada sahip olduğu tüm değerleri bırakarak öte aleme geçmiyor mu Sarah orada ruhsal arkaşip yok mu? Arkaşip değil dedi sarah onun adı töz. Sarah 'Kişi dünyasal olarak öldüğünde geri planda yaşamaya devam eder bu yüzden yaşam ve ölüm arasında boşluk oluşmaz ve vitte ekolünün astrologlarının yani benim de spiritüel vücudum ve modeli bilmem gerektiğini' söyledi. MC+Posedion ve MC/Poseidonun ruhu astrolojik model içindeki ruh varlığının özel noktasını ve ruhun aslında ilk yaratılıştan tekamül seviyesine gelen noktalarını gösterdiğini bana anlatırken , Carl Perchin bu formülü Vitte ile beraber bilgelik kilisesinin kadim rahiplerinden öğrendiğini söyledi. 24 yaşın verdiği toylukla ben de kadim rahip olabilir miyim demiştim. Henke bana bakarak önce sen yürümeyi öğren dedi, Sarah o uğursuz bakışıyla ki Bavyera mavi gözleri bence uğursuzdur , alaycı bakışlarla baktı.İLAHİ Aşkın ızdırabını yaşamadan, etin kandan ayrıldığını anlamadan ve kalbin ikiye bölünmeden....CHİRONUN ANLAMIN bilmeden bilgeliğin ışığı ancak yakınından geçer Oğuzhan dedi.

İşte arkadaşlar ben buyum İngilterede Nicholasla başladığım serüven Timbu da devam etti. Ama orta avrupanın ortasındaki barok ve gotik şehirlerde asla kirlenmemiş aydınlık olanla karşılaştım. Kalplerin ikiye bölündüğü, etin kandan ayrıldığı, ruhların bedenlerden acıyla uzaklaştırıldığı bu dönemlerde ki bu dönem 2023'e dek devam edecek ... Bazılarınızın daha donanımlı, hayatı daha güçlü ve anlamlı karşılayabilmesi için bilinçli olma yolunda ilerlerken ete girmenin ne kadar zor bir süreç olduğunu ,et ile duyguları birlikte yaşamanın ne kadar derin olduğunu anlayabileceğiniz uranyen astroloji ekolu ile ilgili çalışmalara karma dharma ve hayatın anlamına...... gerçeğin ve tözün ve varlığın hepimiz üzerindeki etkisini anlamaya sizleri davet ediyorum. ..... düşünün Ruhun ete bürünmesi, etin candan çıkması mezar yeri, kaderin şekillenmesi, kurumuş ve tozlaşmış kemiklerin yeniden güzel çocuklara dönüşmesi değil mi hayat?.......

sevgi ve şevkati tüm dünyaya yaymak belki tek gercek .......

tüm öğrencilerime küçük bir hatırlatma

astroloji çok ciddi bir iştir.... burçlar ruhun sembolleri alttaki muhteşem matematikte evrensel sembollerdir .......

var oluşun insansal doğası yatar bu matematikte

ve egosunu kontrol eden iyi insan olmak önemlidir

iyi insan olun kısacası iyi insan

sevgilerimle

oğuzhan ceyhan






DİĞER YAZILAR
Ezoterik Astroloji Kitabı
Karma ve Dharma
Tutulmalar
ALTIN ÇAĞ GERÇEKTEN GELDİ...
ASTROLOJİ VE İSLAM DİNİ
Orbium
DANIŞMANLIK VE KADER
13 Ocak 2018 Şİle Semineri
Astrolojik Bebekler
Değerli Hocamızın Milliyet'e verdiği Röportaj
Uzaman Astrolog Oğuzhan Ceyhan Ekolünden Peter Mark Adams
Yıldızlar ve Element İlişkileri
Beyin dört ana dalga boyunda titreşiyor
Upanişadlar
Sinem Leyla'dan
Astrolojinin Tarihi
Mısır Mitoloji ve Tanrıları
Gökyüzü Hareketleri
Ruhun İlahi Devinimi
Temel Astrolojik Bilgiler
Sözlük
OĞUZHAN CEYHAN

Caddebostan

0216 411 88 49
BAĞLAN
EĞİTİMLER
ASTROLOJİDE İHTİSASLAŞMA
OĞUZHAN CEYHAN İLE İLERİ SEVİYE ASTROLOJİ
Oğuzhan Ceyhan ile Karma ve Kehanet Sanatı Eğitimi 3. Sınıf
TEMEL VE ORTA SEVİYE ASTROLOJİ SINIFI
TEMEL VE ORTA SEVİYE ASTROLOJİ SINIFI
Astroloji ve Dişil güç
Tarot ve Bilinç Dışı Arketipler Eğitimi
EĞİTMENLER
Oğuzhan Ceyhan
Zeynep Ceyhan
Ayşe Balın
Vajrayana Kukai Pınar
Gülnihal Öztürk
Didem İlhan
Zeliha Göker
MEDYA
FOTO GALERİ
VIDEO
TAKVİM
BLOG
İLETİŞİM
ÜYE GİRİŞİ
© 1996-2022 Oğuzhan Ceyhan Akademi. Tüm hakları saklıdır.
Kullanım Koşulları & Gizlilik Politikası
design by ixir.